10 Ekim 2008 Cuma

Geçer..

Amanın aman,kaç gün olmuş yazmayalı..Ne kadar çabuk geçiyo günler.İş-güç yok boş boş geçiriyorum ama yinede çabuk geçiyor.Bi telaş bi huzursuzluk bi gürültü bazen ağlamalı bazen kahkahalı geçiyor.Bu şehirde işler başka şehirlerdeki gibi yürümüyor nedense.Sıradan,souk ve kendi halinde bi şehir ama,her şehre bakış içinde yaşadıklarınla değişiyor taby..Bu boş günlerde geçer..

Denizliyi özledim,çok özledim.Kokoreçcisini özledim.Eski okulumun karşısındaydı yeni okula uzaktı ama yinede giderdim.Hayatımda ilk kokoreci orada yedim.Başka bi yerde yiyemiyorum şimdi.Aynı tadı vermiyor..Forum çamlık'ı özledim.Paso tıkınmaktan bahsediyorum ama orda da hep tıkınırdım.Mcdonald's mı Sbarro mu yoksa bugünde Popeyesten mi yesek derken her zaman Burgerkingten hamburger,mc'ten de patates almakta karar kılardım.Eğer o gün bi zenginlik söz konusuysa HD'den iskender,bol tereyaalı bol salça soslu..Ouuhh!..Sokaklarını özledim Denizlinin.Huzurlu sakin az insanlı cool sokaklarını.O sokaklarda yürümek bi bayanın üstüne yeni elbise alıpta salına salına yürümesi gibi bi haz verir insana.Bazı özlemleri anlatması zor.Evimi özledim.Ne emeklerle yerleştirmiştim odamı.Zaten evcimen bi insanımdır ama o evde hiç çıkmıyordum odamdan.Zaten kızlardan haz etmem,işime de geliyordu.Kaçak wireless ağı yakalamıştım,helal etsin valla artık =) Sadece akşamları giren düzenli bi yaşantısı olan bi insanın pcdendi sanırım.Gerçi o düzenine sayıyodum arada,önemli işlerim yarım kaldığında.İlk nargilemide Denizlide içmiştim.Tabiky elmalı =) Okey oynamıştım.Çok severim okeyi.Asla hilesiz oynayamam ama.Aileden gelen bi alışkanlık sanırım.Ailemizde çok oynanır ve kesin hile vardır.Mühim olan yakalayabilmek.Ama üniversitedeki ortamda kimse benden öyle birşey ummamıştı.Sonradan lazım olan bana atılan ya da attığım taşları usulca alıp,ıstakamdaki lüzumsuz taşlarıda arka cebime atıverdim =) Sonra yenince karıştırırken avucumun içinden salıverdim taşları..peehh..Nerden çakıcaklar?Çakmadılar taby.Ben söyledim sonradan..Daha saysam özlemlerimi,öyle minik şeylerden bile zevk aldım ki orada.Sanırım birazda mutlu olmakla alakalı.Bu şehirde de mutluyum tabiky ama işte insan içindeyken kıymet bilmez ya ondan sanırım Denizliyi çok özlüyorum.Bu özlem de geçer..

Bide hastalık çıktı başıma,ay başıma deil kalbime =pP Ne zamandan beri kalbimde tekleme,ritm bozukluğu,çarpıntı vardı.Ama doktorlardan nefret ettiğim için gitmedim.Fakat bikaç zamandır baya ağırlaştı.Ablam babama şikayet etti dün hemen apar topar götürdüler beni hastaneye.Doktor dedi ki sinüs aritmisi gibi bişey olabilir,bi ekg ve ekg holter isteyelim sizden.Bide Kan tahlili! Amaaann..Gözlerim yerinden kaymış,hiç sevmem kan vermeyi zaten ömrümde bi kerecik vermişim onda da içim geçmiş haftalarca kolumdaki morluk geçmemiş.Hazır doktorlarıda sevmezken ukalalık yaptım dedim ''Niye lazımdı şekerim kan tahlili'' =)) Valla yalan..Ukalalığı falan gözüm görmedi zaten adamın soyadı Kerpeten,dedim bu şimdi ''Bu kalp işe yaramaz,çok yormuşsun''deyip hartt! diye koparıp alıverir kalbimi =)) Yaralı ceylan modunda ''Neden lazımdı doktor bey tahliller?'' dedim.Babam ses tonumdan dolayı acımış olucakki bana,sözü o aldı.Dedi korkuyo falan feşmekan.Kerpeten dedi ''Bizim hasta korkutmak deil amacımız,kan tahlili varsa yakınlarda yeterli'' dedi.Keh keh güldü bide..Te allam! Korkmuyorum len verin şırıngayı dedim,çaaatt! diye soktum koluma aldım beş tüp kan =))) Nesee..Ekg çekildi.Bugüne randevu verildi ekg holter içinde.Bugün gittim bi cihaz taktılar ahtapot gibi naha öle beş kollu =) Geziyorum bakalım muhabir gibi.Yarına kadar çarpıntım olursa üstündeki düğmeye basıcam tespit edilecek ne olduğu.Arada dönüyorum ablama kulaam bastırarak ''Meyrem sana baalanıyoruz'' diye dalga geçiyorum gülüyo..E taby bi ayak çukurda olunca böle esprilere bile gülünüyo..Şaka bi yana tedirgin bizimkiler.Bense yaşamı severim ama uzun yaşama heveslisi bi tip olmadıım için ölmekten deil ölememekten korkuyorum sadece.Bu da hepsi gibi geçer..

Duygularını benim gibi çok yoğun yaşayan bir kral varmış.Üzüntüsü içine işler,sevinci kalbini hoplatırmış.Her duygusunu aşırı ve zarar verici şekilde yaşarmış.Bir alimi çağırtıp demiş ki ''Bana öyle bir söz bul ki bu yönümden kurtulayım'' Eyvallah demiş gitmiş alim.Bi süre sonra gelip bir yüzük hediye etmiş krala.Üstünde ''Geçer'' yazıyormuş.O hikaye gibi düşünüpte yaşayabilsem hayatımı acaba daha mı az çarpardı kalbim?

4 İz bırakanlar:

Mr.Paradise dedi ki...

şablon değişmiş :)

Adsız dedi ki...

Bir gün bir ağacın yaprağında sallanan bir tırtıl gördüm Tembel tembel yaprağın üzerinde durmaktaydı Kış geliyordu bir son bahar akşamı onu kalbime gömdüm ısıttım soğuktan ve Pek çok kötülükten korudum onu çok sevdim Oda beni sevmişti Birbirimize alışana kadar çok zaman geçmişti Ama başarmıştık Heycanlıydım güzel tırtılım kelebek olacaktı Kendi ayakları üstünde duracaktı Kanatlarını açacaktı bu onun için zor zamanlardı Ben elimden geleni yapmıştım Bir gün eve geldiğimde Acı bir tabloyla karşılaşmıştım kozaya dönüşmüştü ben onun sıcaklığa ihtiyacı olduğunu unutup ölmüş gibi davranmıştım Ben ona dokunmuyordum oda bana ama hala içten içe bağlıydık Varlığı bile bana yetiyordu en azından ben öyle sanıyordum Bir gece vakti hırçın bir tavırla kozasından çıktı bana kızmıştı Belki inanmazsınız ama Bana şöyle dedi "Sen beni neden unuttun neden yanlız bıraktın uzaklara gittin , Beni unuttun Üstelik tek bir kelime dahi etmedin şimdi orda durup şaşkın şaşkın bak ;Çünkü artık kanatlarım var Evet gözlerin seni yanıltmıyor uçabiliyorum Ve uçacağımda Uzaklara Senden Ve bencil hayatından uzaklara uçacağım !" Hayatıma girmesi zor olmuştu ama çıkması Çok kısa sürmüştü Bir açıklama yapmadım çünkü o benden ümidini kesmiş Ve kararlar almıştı.Tırtılkende asilikleri vardı Ama yavaştı benden kaçamazdı arkasını dönüp uzaklaşmaya çalıştığında onu yakalar öper koklar yolundan döndürürdüm.Artık bir kelebekti Arkasını döndüğünde mesafe Yetişemiyeceğim kadar uzaktı Pencerededen çıktı rüzgara karşı soğuk bir son bahar akşamında tehlikeli hayata atılmıştı.Sonrasını bilmiyorum şimdi nerde ne yapıyor Bilmiyorum büyüük bir bilinçsizlikte ve şaşkınlıktayım Bir çok kelebek görüyorum ama hiçbiri onun kadar güzel değil Kimisi kendini kelebek sanıyor Hıh!At sinekleri. Ben ona hasret yaşıyorum güzel anılarımızla.Ben onu o beni suçlarken kaybettik birbirimizi.Sanmam ki eve dönüş yolunu bulabilsin unutkanlığından değil kibrinden... Evet Herşey Geçer Doğrudur Zaman geçer Zamanla açılan yaralarda geçer ama izi kalır sızlar Bir Morgul bıçağının açtığı yara gibi asla geçmez Üstelik Yaranın açıldığı anı hatırlarsan O anda bıçaklanmışsın gibi acıtır İşte benim yaşadığımda bu. Bu arada benim kelebeğim Ömrünü hep üç gün sanırdı hep Ben öleceeeeeeem Deyip dururdu ölmekten korkmazdıda ama Ben ona bir hediye vermiştim ve o hediye ölümsüzdü Sonsuza kadar... Hediye ne diye merak ederseniz "Ben onsuz yaşayamıyorum" Sol yanımda bıraktığı boşluktayım

Mr.Paradise dedi ki...

ne kadar dramatik bir yorum şu üsteki...içim hüzünlendi iyimi :(

Wilwarin dedi ki...

=(((