28 Eylül 2008 Pazar

Çocuğum olsaa..



Şimdi bi çocuğum olsa şu genç yaşımda bile ona diyecek bir sürü nasihatim olurdu.Bazen annem-babam bana yaşamadığım ya da kesinlikle yapmayacağım olaylarda bile uyarı niteliğinde birşeyler diyorlar.Çokta hoşuma gitmiyor açıkçası.Ama düşündümde benimde çocuğum olsa,kırıldığım noktalarda kırılmasın,aynı üzüntülere girmesin diye yardımcı olmaya çalışırdım.

Derdim ki..Bak bitanem,aile hayattaki tek önemli şeydir.En önemli deil tek önemli.Kırdığın herşeyi tamir edebilirsin ama ailenden birini üzdüğünde hayat boyu unutulmaz.Her zaman beraber yaşayacaksın gibi gelir.Hiç ayrılmadan,evler dağılmadan..Abin hep ergenlik kilolarınla dalga geçicek sinirlendiricek,ablan hep izinsiz kıyafetlerini giyecek.Annemin babamın şu manasız kavgaları geçse dersin.Ama gün gelir önce ablan gider evden.Haftasonlarını iple çekersin gelse diye.Hep yanımda olsunda varsın giysin kıyafetlerimi bende kızayım ona.Sonra abinde evden başka şehire gidince yazları beklersin.Gelsede derste öğrendiğim konuları paylaşsam bende büyüyorum,sen beni hep aynı evde yan yana olduğumuz zamandaki halim gibi görüyorsun ama bak bende büyüdüm bişeyler öğrendim demek istersin.Sizin yokluğunuzda insanlar canımı acıttı yanımda olsanız haddini bildirirdiniz beni ezdirmezdiniz di mi? dersin.O yüzden seni korudukları anları baskı sanma,kıymetini bil.

Bak küçük bebeğim,anneler çocuklarına kıyamazlar.Sen onları üzsende affedici davranırlar.Bu demek deilki tekrar üzebilirsin.O affedicilikleri seni şımartmasın utandırsın.Her ne kadar anne yumuşaklığına sahip olsalarda zaman gelir tamir edemezsin arandaki kırgınlıkları.Ne olduğunu bile hatırlamazsın ama bir bakarsın aran açılmış.Kendi annen sana acılarını anlatmayan,dostum demeyen,sadece dediklerine cevap veren bir kadın olmuş.Sakın annenin önemini değerini unutma.Önemsiz konular ve önemsiz insanlar için anneciini kırma e mi yavrum?Bak benim annemle aram hala mükemmelse her zaman bunları aklımda tutmaya borçluyum.

Ailede en ihmalkarlığını önemsemiyecek kişi baban gibi gözükebilir.Sakın ha yanılmayasın.Baba,anneyle birken güzel.Onların arasını bozucak en ufak davranışta bulunma.Hiçbir zaman senin yüzünden dargınlık olmasın evde.Eğer anlaşamıyorlarsa bile olaylar büyümeden çığrından çıkmadan bir ortak noktaya getir.Bazen onlar çocuk sen anne-baba olmak zorunda olabilirsin.Bu durumundan şikayet etme.Asla ama asla onların ayrılmasına göz yumma.Hiçbir zaman ayrılık çözüm değildir.Taa en başından aralarını sağlam tutmaya bak.Yoksa ipin ucu nerde kaçtı anlayamadan annecin babacın ayrılmış olurlar.Bir yanın hep yarım kalır.İşin kötüsü artık bu kimsenin suçu değildir.

Arkadaşlarına dikkat et.Aile gibi değildir onlar.En iyisi hep ailedekilerle arkadaş olmaktır.Kızlar acımasızdır,bencildir.Kesin kırılırsın.Hep tedbirli davran.Asla güvenme.Hiç selamını kesme ama asla sırlarınıda paylaşma.Umarım ne kadar acımasız olduklarını öğrenemezsin hiçbir zaman.Ama illa ki bir içlerine sokup kırarlar seni.Bundan ders almayı bil,bir başka kızın farklı olacağını düşünme.Evladım..Sevgi,sevgilin hakettiğinden değil o duygu içine yerleştirildiğinden sevgidir.Sakın o sevgi,sana en yakın insanın o olduğunu söylüyor sanma.Sev ama her zaman onun bir yabancı olduğunu senin zaaflarını sana karşı kullanmaktan çekinmeyeceğini unutma.Bitanem,şimdi sana zamanı gelince bunları akıl edeceksin başa çıkabileceksin gibi gelir ama karşına çıkınca işler öyle değildir.

Ben bunları sana söylüyorum ama biliyorum ki aynı hataları sen de yapacaksın.O hataları yapmadan büyüyemezsin.Anneannen bana hep der ki,hayat senin hayatın.Bende sana diyorum,hayat senin hayatın.Nasıl yönlendireceğine sen karar verirsin.Fakat şu konuda sana yardımcı olabilirim sanırım.Hayatının hiçbir döneminde aşırılığa kaçma.Her zaman hanımefendi/beyfendi olmak kıymetlidir.Bazen arkadaş ortamında bunu şaşırabilirsin..

Son olarak,seni (şimdiden) seviyorum =)

17 Eylül 2008 Çarşamba

Moda

Ya Allah affetsin ramazan ne zor geçiyo bu yıl.Eskiden zor tutanlara şaşardım şimdi akşamı zor getiriyorum.Bide çok geç yemek yendiğinden hiçbir etkinlik yapılmıyor.Bisiklet binemiyorum sıcak,orucu açıncada çok geç hiç binemem.Egzersiz yapıyordum,onda da su içmek şart..Bi misafir alsan iftara,yemekten hemen sonra bile kalksalar 23 ü buluyor vakit.Daha yarısındayız ben miyil miyil şikayetleniyorum.Ama tabii iyi yönüde var hep dizi izliyorum =) Prison break başlamış ben kaçırmışım 3 bölüm.Ne harika başlamış hemde!Sara ölmemiş aslında.Bir kavuştularki kuzucuklarım yerim ben onlarıı..How i met your mother da -yeni sezon başladımı bilmiyorum ama- ben 3. sezona geçtim.Oda çok moral düzeltiyor.Komik dizilerin zevzek olacağını düşünürdüm aksine çok güzelmiş..

Bu arada değinmek istediğim bir konu vardı benim ya.Prison diyince akan konular durdu..Diceem şudur,bugün otobüste aklıma geldi.Ne hikmet herşeyide otobüste giderken düşünürüm ben.Lisede evimle okulumun arası yarım saat kadardı.Bide ergenlik dönemi malum pek bişey paylaşmazdım kimseyle.Devamlı otobüste düşünürdüm.Hayal kurardım,o günün deerlendirmesini yapardım.Geleceğimi bile şekillendirirdim otobüste.O zamandan kalma bi alışkanlık bu..Bugün yine otobüsteyken kitap okuyan bir kız gördüm,hiçbir yerde açıklanmayan ama halk arasında yaygın olan bir moda türü olduğu geldi aklıma.Kitap okumak deil.Eskiden çalışkan olmaktansa tembel olmak serseri takılmak daha modaydı.Övünerek sölenirdi her yerde.Ve ortamlarda zevzek insanlar iş yapardı.Çenen varsa çevren vardı.Artık öyle deil,moda değişti.Çalışkan olmak okumak daha ehemmiyetli.Bazı ortamlarda ağzımız açık dinliyoruz bilgili insanı.Zevk veriyor öğrenmek.
Aynı şey din kavramı içinde geçerli.Eskiden sosyete kısmı oruç tutmazdı tutan varsada bir ortamda söylemezdi.Şimdi ise herkes diniyle ilgili rahatça konuşuyor.Bundan utanç duymayı geçtik,artık müslüman olmak duaların gücüne inanmak moda.Hülya Avşardan hiç haz etmem.Fakat cüzdanını kaybettiğinde vahladığı şeyi hatırlıyormusunuz?Para ve kredi kartları neysede senelerdir biriktirdiğim dualarım vardı cüzdanımda demişti.Artık dinini iyi bilen ibadetleri yerine getiren ve ortamlarda bildiklerini çekinmeden savunan insan moda.Moda kelimem yanlış olmasın,modadan kastettiğimi anlatabilmişimdir umarım.
Fakat öte yandan birde büyüyemeyen kesim var.Hala neyin makul olduğunu anlayamayan kesim.Hatta hepimizin içinde birer parça bu kesimdende var.Allah hepimize akıl fikir versin.Modayı takip etmemiz umuduyla..

11 Eylül 2008 Perşembe

Doğum günüm.

Bir dahaki dgsye kadar bu bir senemi nasıl geçireceğimi düşünmeye başlamıştımki,tek düşünenin ben olmadığımı farkettim.Tüm ailem seferber olmuştu.Herkes yanında kalayım istiyordu.Bu iyi olduğu kadarda kötü bişeydi aslında.Birileri kırılıcak diye ödüm kopuyordu.Neyseki sonunda karar kıldılar bende uygulamaya geçtim.Öğrenci olduğum şehirden toplandım annemin evine..Bugünde doğum günüm..11 Eylül gibi belirgin bir gün olmasına rağmen çok az kişi kutladı bu sene.Hatta gece tam 12 yi biraz geçe ev arkadaşlarım -ki tahmin edersiniz kızlar- ne kadar kibar! olduklarını birkez daha gösterdiler.Gece gece bide kızlara laf yetiştirmeye uğraştım.Özellikle kavga etmek için doğum günümü beklediklerine inanamadım.Kızlara güvenmememe rağmen şok oldum bu kadar planlı olmalarına.Birkez daha midem bulandı kız milleti yüzünden.Sabah uyandım,üzgündüm.Ağlayarak uyumuşum zaten aaz yüz şiş.Neyseki atlattım.Akşam babamla iftara yemeğe çıkıcaz.Ablam,babam,ben.Sonra akşamda annemle evinde pasta fln yicez.Abim unuttu sanırım bu sene.

İşte 20li yaşlarıma girdim bugün.İnşallah bu 2li dönemler uğur getirir bana..Doğum günüm kutlu olsun =)

4 Eylül 2008 Perşembe

Alıntı

How i met your mother..Sezon 1 Bölüm 8...

-Çocuklar,New yorkta birçok bina var.Binlerce daire..Milyonlarca hikaye.Ve hatta 10 yıl geçse bile hala orada biri yaşıyor.Diğerlerinden farklı bir daire.Her zaman 'bizim' dairemiz olacak olan...O yerin her karesini seviyordum.Duvara astığımız kılıçları bile.Oradan gitmek istememiştim.Ama hayat böyle işlemiyor.

New york ve kılıçlardan anlamışsınızdır,ben yazmadım.Ama yazsaydım o ikisi dışında hepsi aynı kalırdı.