14 Temmuz 2009 Salı

CaRteL

Facebookta cartel videosu dolanıp duruyo.. Herkes sadece şarkı sözlerini hatırlarken ben cartelle birlikte bütün bi 95 yazını hatırlamaya başlıyorum.



Cartelin çıktığı yaz ailecek hatay-dörtyol'a tatile gitmiştik. Kaldığımız evin terasında minicik bi oda vardı..Orda kurbaalar gibi zıplaya zıplaya cartel dinlerdik. Hatta o yaz kazı kazan balonlar çıkmıştı.. Yakınlarda bi büfe vardı.Yaşlı gözlüklü bi amca bakıyordu. Kendini zor zaptediyodu amca,öldü ölcek öyle bi ağır canlı adamdı yazık. Karttan bi numara kazırsın o numaraya ait balonu balonları tutan pankarttan verir bakkal amca sana. Biz her gittiğimizde 10-15 numara kazırdık.Amca büyük balonlardan göremezdi numaraları.Bulmaya çalışırken arada bi balonları çıkartıp koyardı sete. Bulurdu amcan sonra balonları ama o arada biz setteki bir sürü balonu indiregandi yapardık.Allah affetsin 10 kazıyıp 30 balonla çıkardık dükkandan.. Sonra o kendimizi zor sığdırdığımıs minicik odaya balonlarıda alırdık.Nefes alıcak yeri zor buluyoduk hatırladığım kadarıyla.. Baara baara cartel söylerdik.O bize çok büyük eğlenceydi.
Balon hırsızlığımdan daha utanarak hatırladığım bişey varki,ölen balonlara(onlar canlıydı bizim için) cenaze töreni düzenlerdik. Odanın minik penceresinin koluna ölü balonu üzüntü ve saygıyla bağlayıp önünde sıraya dizilip saygı duruşunda bulunurduk. Bu töreni düzenleyende abimin ta kendisidir. Hatta cenaze marşıda söylerdi. Bizde hiç gülmezdik he nası dayanıyomuşuz acaba.. İleriki yıllarda uğur böceklerine mezar yapmamla çok dalga geçmişlerdi ama işte hep geldikleri yeri unutmalarından kaynaklanıyo bunlar.. =)


Üç kardeş hiç adam akıllı oyunumuz olmazdı zaten. Oyundaki en kıyak konumu hep abim alırdı.En bktanınıda bendeniz tabi. Fırıncılık oynuyorsak abim usta ben garson olurdum. Abim somut bir oyuncağı ekmek-poaça yapıp,kartonlardan hazırladığı fırına uzun çomağıyla sokarken ben olmayan müşterilerin çıkmayan seslerinden siparişler uydururdum. Bide yetiştirmeye çalışırdık ablamla iyimi.

Sütcülük oynardık mesela ama çekirdek kabuklarından. Banyoya toplardık kap kap çekirdek kabuunu,onları satardık.Kim satardı? Abimle ablam tabi. Kim alırdı,ben. Gerçekten banyoya girmemiz söz konusuysa su olurdu sütümüz. Ama çekirdek kabuklarını satmak daha gerçekti sanki.




Bide çatapat alıp banyoya sürterdik.Ne güzel kokardı oda yaa.Bazen kıvılcım çıkardı.Ne büyük ateşti o kıvılcım bizim içimizde. Ne mutlu olasımız varmış.

Yazık şimdiki çocukların ne banyoları tek bi duştan ibaret ne de yerleri mozaik. Kusursuzluun getirdiği mutsuzlukla bouşuyorlar. Bişeyin eksikliğini çekmiyorlarki varlığında mutlu olsunlar.. Hiç fazla oyuncak almıcam çocuuma. Benim gibi 20 yaşında aldığı peluş pengueniyle üç gün uyusun ondan sonra =)

5 İz bırakanlar:

Şevval Elif SOLMAZ dedi ki...

Anılarımızı hatırlatınca bizi rezil edişini (hayatta çaldığımız tek şey şükür ki o balonlardı) unuttum.

Şehre gelen tek grubumsu olan AYNA konserine gidipte aylarca güneş gözlükleri ile saç fırçasına bağırarak şarkı söylediğimiz,sağa sola ışıkdakla ışık tutup kendimizi konser havasına soktuğumuz oyunu yazmamışsın :)) Tabii yine Erhan GÜLERYÜZ Haşim olurdu :))

Birde (bunu Haşim hatırlar) halıya kağıt çöplerini saçıp çöpçü Ali isimli birini uydurup ona toplatırdık. Çöpçü Ali'de Haşim ve bendim,nasıl olduysa o oyunda Belediye görevlisi değilde çöpçü olmuş Haşim :))

Adamın idealleri büyüktü be o yaşta,otobüs oyununda da o hep şoför olurdu.

Ooofff yine özledim çocuklğumuuu

nesrin dedi ki...

yazını içindeki balon çalma işi hariç hepsini biliyorum =)
koca pengueni akşam uyduktan sonra bile yanından alamadım =))hoş gün içindede yanından ayırmıyor ya

stickman dedi ki...

biz ufak bi rap grubu kurmuştuk cartel zamanlarında. konserimizi kendi kendimize veriyoduk. ama sadece okula giderken söylüyoduk. grubumuzun prensibi buydu. biz ciddi bi gruptuk.

Utanıyom çok dedi ki...

Hiçbirinizi tanımıyorum.

İmza:

Fırıncı, cenaze imamı, sütçü, hırsız ve çöpçü Erhan GÜLERYÜZ.

Wilwarin dedi ki...

=)))))