25 Ocak 2010 Pazartesi

Finally


Yaptığım tek şey ölümü dilemek.Dikkat ettim çok istiyorum ve çok ciddiyim bu konuda da. Ama bunun mutsuz olmamla alakası yok..
Biraz geri durup hayatımıza kuş bakışı baktığımızda çok trajikomik bi kısır döngü görünüyor. Oyuncaanın içinde dönen hamsterlar gibiyiz. Hayallerimiz isteklerimiz var ve çabalıyoruz.Ama ne? Ne için? Gerçekleşirse mutlu,gerçekleşmezse mutsuz oluyoruz.Evet okumayı deli gibi istiyorum.Deliriyorum işe yarar bi insan olmak için.. Ama nasip olurda seneye okuyor olursam da ölmeyi isticem.Neden yaşamak istiyim ki? Nasılsa ölücem.Eğer tercih yapma şansım yoksa,kaçınılmaz bi sonsa ölüm.. Neden çırpıniim yaşamak için? Sadece vakti boş geçirmemek amacım. Ölücem diyede depresyona girmiyorum.Ama yaşamımın uzun sürmesinide istemiyorum. Kısa ve öz olanı makbul. Ne ölümden korkuyorum ne de etrafımda biri ölürse diye korkuyorum.Bu bi sıra olayı..Belli kaderlerimiz var,belli yaşlarda ölücez.. Farklı zamanlarda dünyaya geldiğimiz içinde tablo daha çok kaymış ve illaki birilerinin ölümünü görücez.Allah hepimize güzel ölümler nasip etsin.Düzenli ölümler.. Kimse evladının ölümüyle imtihan olmasın dilerim.


Bir diğer yazma nedenimde..Sonunda izledim pudra filmini.. Ama ne izlemek.. Vcdcime yalvarmıştım internetten indirsin diye.Naaptı etti indirmedi oyaladı beni.Sinirlendim internetten buldum.3 bölüme ayırmışlar onuda.Ouff yüklendi yüklenmedi carcurt derken.. Sabahtan akşama kadar anca izledim.Koca bi pazar günü boyunca tek bi film izledim yani.. Ama değdi.. Harikaydı.Hiç 15 sene önce çekilmiş bir film gibi değildi.Yalnız hafızamda kaldığı gibide çıkmadı.Öyle tuhaf bi sarmalı var ki beynimin.Eminim depolama kısmında bir sorun var.Emin olduum tek sahnesi vardı çocuun en sonunda sola dooru kıvrılan bi yolda şimşekler içinde yürüyerek kendini ölüme teslim etmesi ve arkasındaki kötü çocuklardan kaçışı.Ama ne çocuk vardı ne kıvrık yol.Bildiğin düz tarlada yürüdü.Hemde ben mutsuzdu üzgündü diye hatırlıyorum.Nerde lan.Çocuk gayet mutluydu.Ölümün ne olduunu anlamış olmanın rahatlığı,huzuruyla kendini teslim etti.

Öyle olsa ya.. 'Alacağımı aldım hayattan' diye düşündüümüz zaman bir şimşekle yoketsek ya kendimizi. Ne harika olurdu. Açar idim bağrımı koşar idim yıldırımlara..Ouuff ooff.. Ölümü beklemek zor.İnsanlar öyle yorucuki..

Ölüm zamanımızın bizim insiyatifimize bırakılmamış olması kaderin en ağır tokadı diye düşünüyorum..

3 İz bırakanlar:

nesrin dedi ki...

İlk kez bir yazın beni bu kadar yaraladı...tasvip etmiyorum betüş ve sen bu kadar bencil olamazsın .seni hayata getiren ,kalman için bunca emek veren, tek gülüşün için canını verecekler varken sen nasıl ölümü dilersin .....

Haşim Solmaz dedi ki...

hmm... Pek de guzel bi yazi olmamis. Ölüm senin neyine güzelce yasamak varken..

Adsız dedi ki...

SİTO

Merhaba

ölümm... o ne soguk,ne karanlık bır kuyudur...

Yasarken olmek ne dıye sorsalar anlatamam yasanır derım..
Pekı olmek mı ısterdın yoksa yasamak mı dıye sorsalar.Yasamak derdım..
Ne acıdır en sevdıgını kaybetmek,ona sarılamamak,opememek,sırtına atlayamamak,koklayamamak..
İçini yakar da yakar gorememek,yuzunu hatıralarda saklamaya calısmak..

Sonra sonra acılarda kabuk baglar zamanla..Aglarsın arada sonra tekrar yasama sarılırsın dort elle..Yapacak bırsey olsa keske..AMA YOK...

Heyyy dost!!!
Bir gün gidiceğini bildiğin yere, gitmek için ne acele edersın???


Sevgılerle..