21 Nisan 2010 Çarşamba

Yerin Dibi


Öyle bişey yaptım ki ben,hayatımda hiç bu kadar utandığımı hatırlamıyorum. Çok utandıımda vericeem tepkiyi bile daha dün öğrendim..

Üniversite 1.sınıfımda hep ülkücülerden arkadaşlarım vardı. Onlarla takılırdım. Siyasi bi nedenden deil,sayıca çoklardı. İyi çocuklardı. Bide millet asılmazdı onlarla takılırken,tavla falan atardık paso öyle geçip giderdi günler.. Durmuş isimli bi arkadaşım vardı. Şimdiye oranla daha hoppa-zıppa ve daha şuursuzdum. (Gerçi dünkü hareketimden sonra bu cümlem pek yerinde olmıcak ama özrüm var.) Durmuş ufak tefek tombiş sevimli bi çocuktu. Bende daha ülkücülerin olaylarından anlamıyordum. Birgün her zamanki gibi cafeye girdim Durmuşu arıyo gözlerim. Buldum fakat masada üç beş erkek daha var. Durmuş gördü beni. İleriki masayı işaret ettim,oraya oturucam babında. Bide ne alakaysa dil çıkardım çocua ben. Meer yanındaki adamlardan biri ülkücülerin reisiymiş. O masada da o an toplantı yapıyorlarmış. İşe bak hele.. Benim çocua dil çıkardıımı görünce olay çıkmış tabi.
Sonrasında üstünden çok sular aktı bu olayın,kapandı gitti ama ben unutmadım. O çocua karşı hep boynum eğiktir. Çünkü sanırım o olay nedeniyle dayak ya da tartaklanma tarzı bi muamele görmüştü çocuk benim yüzümden.
2.senemde erkek arkadaşım yüzünden bi daha görüşemedim ben hiçbi arkadaşımla ama unutmadımda Durmuşu.


Dün.. Facebook,Durmuş isimli birini önermiş bana. Gözlerime inanamadım. Baktım fotooraflarına arkadaşlarına. Fotoorafı bi kuş resmi. 80 küsür tane de arkadaşı var.. Arkadaşlarını gezerken tanıdıım bi çocua denk geldim. Hem aynı şehirden tanışıyoruz çocukla. Hemde Denizlide bizim okula gelmişti benden bi sene sonra.. Pek tanımam sadece selamım var.. Marmaris diye bi albümü vardı tıkladım. 4 tane deniz resmi var,o kadar. Ne çocuun ne de bi mekanın resmi var. Sadece 4 tane su fotoorafı.. E tabi gülme krizi geldi bana. Tek yapabildiğim ekranı ablama çevirmek oldu. İkimiz birden dakikalarca güldük. Bende o albümün fotooraflarının gösterildiği sayfayı resme çevirdim bilgisayara attım. İsminin olduu yerlerede siyah çektim. Tuttum kendi face'imde albüm yaptım koydum o fotoorafı. Maksat piçlik olsun. Millet gülsün. Bi hanımefendiye yakışır bişey deil yani. Ama o an o öküzlüüm çok doaldan geldi..

Kendime gelmem uzun sürmedi.. Ben o çocua güldüm. Çok lazımmış gibi uuraşlar sonucu profilime taşıdım bu olayı.

İki dk sonra Durmuş'u bulduum geldi aklıma. Mesaj attım..
'Ben facebook önerilerinde gördümde sizi.. Saçma bi soru olucak ama fotoorafınız olmadığı için sormalıyım,acaba beni tanıyor musunuz? Durmuş diye bi arkadaşım vardı da ünide..'

Hemen cevap geldi.. 'İyi akşamlar Betül.. Umarım iyisindir.Soru saçma deil ama ben bu soruya cevap yazmayayım!?? Aradan uzun yıllar geçmedi çünkü!'

Düşünüyorum.. Yo hayır durun. Düşünmüyorum. Çünkü gerçekten düşünsem o an cevap tam karşımda duruyo.. Bak tanıyo da beni bide sitem ediyo,sanki o beni buldu diyorum kendi kendime. 'O kadar hatırlıyosan buluverseydin bi zahmet,artist! :)) ' dedim. Çünkü Durmuşu bulduuma sevindim. Çünkü Durmuşla ben iki erkek arkadaş gibiydik. Öyle olmasak da lanlı lunlu konuşurdum gerçi,bi savunma mekanizması bu bende. Herneyse.. Durmuş sınıf arkadaşlarına sorsaydın kimim diye fln dedi. Bende şaşırdım. Hala tanımadığımı zannettiğini düşündüm. Dedim ki,yok yanlış anladın tanıdım ben seni de aradan uzun zaman geçmedi dedin diye sen bulsaydın beni dedim. Dakikasında bana cevap geldi. Ama yemin ederim size yerin dibi diye bişey var. Ve ben dün 23.49 itibariyle işte tam ordaydım. 'Peki Betül.. Durmuş hocan ben.. Hoşçakal..'

Zınk!.

Ben ki her ne kadar aazım bozuk gibi dursamda eğitim hayatım boyunca hiçbi hocama 'sen' demedim. Asla saygısızlığım olmadı. Üstüne birde,Durmuş hocam benim üniversitedeki en sevdiğim hocalarımdan biriydi. Ayrılırken diğer sevdiğim hocalarımla birlikte yemeğe çıkmışlığım,pek çok öğle arasını yan yana geçirmişliğim var. Bilgisayar okurken işletme dersini pek önemsemezdi kimse ama ben severdim. Hele şimdi işletme okuduumdan bol bol dua ediyorum o hocama. Yani soyadı dışında hiçbişeyini unutmadığım bi hocam. Kaç dakika orda öyle kaldım bilemiyorum ama bana sorsanız saatlerce derim. Zannediyorum gözümü bile kırpmadım.

Ben o Marmarise giden çocukla dalga geçtim. Bana yakışmayan bişey yaptım. Belki o çocuk yaptığımı görmedi ama resmen ben cezalandırıldım. Hocama karşı yüzüm düştü. Ve bu konuyu buraya taşıyarak kendimi rezil etmeye karar verdim.

Ben bi öküzüm. Bi daha asla ve asla insanların kusurlarını gün yüzüne çıkarmıcam. Valla da söz billa da söz

4 İz bırakanlar:

Miray ABRAVCI dedi ki...

Olur öyle şeyler diycem ama olabilir diyeyim yine de. Hocana faceden mesaj atıp bu yazıyı okutsan özür yerine geçecektir muhtemelen. Yani ben hocanız olsaydım bu yazıyı okuyunca affederdim sizi.

Neyse, çok geçmiş olsun. Bi'da yapma böyle şeyler. Cici kız ol emi:)

ÜnaL =) dedi ki...

Hakikaten düşünmeden yazmışsın, düşünmeden hareket etmişsin karşındakini de hiç dinlememişsin. Arkadaşını bulmanın sevincini ile ortalığa dalmışsın. Neyse o yüzündeki ifadeyi anlayabiliyorum, Bu arada Allah'ın sopası yok =)

durmuş dedi ki...

hımmm...

cCc

Wilwarin dedi ki...

@Ünal :)

@Ne kadar naifsin Miray hocam,teşekkürler :)

@Saygılar Durmuş hocam :) Saolun,bitanesiniz :)