Biz çocukken -ki aman aman eski bi zamandan bahsetmiyorum- bucak bucak kaçırırdı abilerimiz babalarımız bizi. Otobüslerde emin köşelere teslim edilirdik. Abi arkadaşı geldi mi odasına girilmezdi. Sofrada bi espri bile yapılsa sakince belli belirsiz gülünürdü. Utanırdık. Çocuklar da temkinliydiler, yemek vakti gelmişse rica minnet anca otururlardı soframıza.
Aile dostlarıyla oturmalarda hem pire gibi hizmet ederdin hemde aman dikkatli giyin aman çok eğilme. Baldır bacak karşılanmazdı misafir. Yatılıysa hele ouuy ortalarda çok görünmezdik bile. Herkesin de birbirine saygısı vardı. Hiç de kadın-erkek eşit deildi. Herşeyi en önce ve en çok erkeklere ikram ederdik. Annemin abimi kayırdığı nice durum bilirim. Hiç de ezildiğimizi fln hissetmiyorduk. Aksine memnunduk, ikramda bizden önceyse nolmuş. Bavulları hep o taşırdı. Erkek işi adı altında bi dolu pis işten sorumluydu. Annem bayram sabahları babamın elini öperdi. Hiç de baş kaldırmıyordu bi bayramda sen el öp hadi bakalım diye. Hala bile en özlediğim anlardandır. Eşitlik yoktu ama bi 'denge' vardı hayatlarımızda. Eşi geçtim, sevgili bile özeldi. Korunur kollanırdı. Kadına saygı vardı çünkü o ortalara atmazdı kendini eşitiz eşitiz diye. İş sektörüne girip, param elimde diyip kocaya baş kaldırması gerektiğini de düşünmezdi, yapamıcaa işler dahil binbir türlü işe kalkışıp işsiz erkek -dolayısıyla da eve ekmek getiremeyen erkek- profilini çoğaltmazdı. Evdeki hanımının yüzüne bakmayıp işteki tayyörlü kadına el pençe divan duran onursuz erkeklerden de bihaberdik.
İşte benim kafa kaldı oralarda bi yerlerde. Gelemedim ayak uyduramadım bu düzene. Şimdi gençlerin yaptığına yaşlı teyzeler gibi aazım açık bakınca aile yapısı öyledir onun diyorlar. 'Aile' olmanın yapısı gerektirirdi zaten düzgün olmayı. Başka bi yapı yoktu ki. Ben dahil hepimiz bi parçasıyız bunun. Bi yerlerde açık veriyoruz. Eskiden köşe bucak kaçırılan bayanlarken şimdi erkekler de ciddi derecede kollanılmaya muhtaç.
Cılkı çıktı bu düzenin. Biz bozduk biz düzeltmeliyiz. Tutun ucundan adam edelim şu hayatı. Kendimiz örnek olarak başlayalım bu işe. Tekrar utanabilelim. Tekrar kulak tıkayalım başka hayatlara. Tekrar saygı duyulalım, yalvarırım.
Umarım hediyeni beğenirsin
-
*Bir yıl boyunca bütün salaklıklarıma katlandın, şımarıklıklarıma dayandın,
yemek yapamıyorum diye fast food’a alıştın. O gün eline Rusya bileti
verdiğim...
5 İz bırakanlar:
Eşitlik yoktu ama bi 'denge' vardı hayatlarımızda. (bu cümleyi sevdim gerçekten.)
çok güzel bir yazı olmuş.
Çok teşekkür ederim arkadaşlar :)
enfes olmuş, ellerine sağlık büdü
Canımsın aabem benim :)
Yorum Gönder