Bir ay önce bitirdiğimiz kursun verdiği hayırlı bilgilerin enkazında ezildik hepimiz. Günbegün kaybediyoruz iş bulma umudumuzu. Kaplumbaalarım Ağa,B ve C çok kokmaya başladılar. Böyle salak düzensizlikler hep bir arada gelir zaten. Hergün değiştirmeyi denedim olmadı. O zamanlar bu kıçdonduransaanakyağmurlar da yoktu camı açıyordum. Rüzgar bulutunun koridorumuza kaplumbaa sidiği ve üstlerindeki pis yosunun kokusu olarak esmesi son nokta oldu. Velhasıl Bursaya giderken sevgilime kakaladım ben bu hayvanları. Hala evdeki kokunun nedenini arıyorlar fellek fellek. Evet sevgilim, bunu yapan sevgilinin ta kendisidir. Oncaız da ben yine hayvansız ve yalnız kalınca evde, akvaryum macerasına sürükledi bizi. Papağan balığı denen ağzındaki lokmaları yutamamış tombecik balıklar aldık. Çocuk sahibi olmuşuz gibi.. Yemek yemeleri derdimiz oldu. Aman bunlar kumu oyuyorlar kesin yumurta bıraktılar. Yok öğreniyoruz ağzında taşırmış uzun süre, tamam telaş yok. Siyah kum kapalı mı gösterdi? Tamam beyaz aldık, ah kar gibi oldu. Çok manidar. Tamam mutluyuz. Hiç balık öldürmeden iki defa suyu değiştirdik bile. Bitti mi bunların da heyecanı? E ben hala işsizim. Asıl dertten uzaklaşmak için servet döktüğü herşeyden sıkılmıyor mu zaten insanoolu..

Evde bi başıma oturdum Sezenin yeni albümünü dinliyorum. Ağlıcam belli bişey. Hazırlandım iyice. Ama. Akvaryum motorunun sesinden hoperlör sesini duyamıyorum ki! Fısıldıyo sanki canını yidiğimin Sezeni. Yakaladığım üç beş kelimeye kendime acıcaam bi kare ekliyorum anılarımdan. Yinede duymamazlıktan gelemiyorum duyamadığım bi hoperlörüm olduunu. Hadi bi kriz geldi mi bana. Dedim kızım kalk kalk iki lokma bişey zıkkımlan sen bu zevzek halinle acınası fln olamazsın. Puu boyuna posuna.

0 İz bırakanlar:
Yorum Gönder