25 Haziran 2011 Cumartesi

Tesadüfler Vol.2






Şu yazımı hatırlarsınız. Daha yazalı pek olmadı ama ikincisini yazacak kadar tanıdık gördüüme inanıyorum 2 ayda. Git gide geliştiriyorum anacım kendimi. 20 günde 1 tanıdığa kadar indirdim. Kasabada yaşıyo gibiyim.




Arkadaşımızın düününe birgün kala damadı istiklalde(!) dibimizden geçmek suretiyle gördük.
Hafta başında da boş metrobüs görmenin telaşıyla koltuklara abanıyordum ki kıvırcık saçlı kuzenimi saçından tanıdım.
Dün de söğütlüçeşmeden boğaya çıkarken Sencer abimi gördüm.

Bu ne kadar böyle devam eder bilmem. Sadece takibini yapmak istiyorum.

Dikkat Betül çıkabilir!

19 Haziran 2011 Pazar

Pot diye söyledim!


28472942 tane mekan değiştirmekten olsa gerek, kafam bi milyon. 2 senedir devamlı başka bi yerlerde uyanıyorum. Paso taşındım. Şehir olsun ev olsun devamlı başka bi yere kıvrılıp uyur vaziyete geldim. İnsanlar sabahları ilk uyandıklarında akıllarına sevgilileri geliyo, gülümseyip yanlarına dönüp yatakta hepişlenmeye devam ediyorlar. Ben gerizekalısı, 'bismillah nerdeyim' diye bi iç sesiyle kalkıyorum. O beyinden nası verim beklersin gün içinde?

Ki tam verim alamasam da ne kadar çalışsa kardır diyordum, olanı da yitirdim. Bütün şehirlerdeki insanlar birbirine karıştı mı? Hangi olayı kiminle yaşadım toparlayamıyorum. Bazen bi ünlü görüp ya bu benim hangi sınıftan arkadaşımdı diye hebeliyorum. Bazen de zamanında el ense çektiğim adamları tanımıyo beynim. Olanı unutursun da olmayana nası senaryo yazarsın be beyincik?

Üstüne bide pot üstüne pot kırıyorum. Rezil olmak neyse de birilerinin arasını bozucam bigün!..

Bi yaz sarosa gitmiştim. Hatta büyülü bi arkadaş gezisiydi bu hatırlarsınız şurdan. Bikaç gün önce o gruptan bi çift dostlarımız dünya evine girdiler. Aynı akşam bende yerin dibine girdim. Sarosdayken tanıştığımız bi arkadaşımızı gördüm gündüz nikahta. Nasıl hoşuma gitti sevgilisiyle el ele göz göze. O zamanda askerdeydi çocuk. Çok seviyodu onu izin gününde almış geri bırakmıştık. Bigün için eziyet çekmişlerdi. Sadece sevgileri için. Nası bi duygusala bağladım ama anlatamam. Bi yanımda evlenen çiftler birbirine aşkla bakar ağlarım, diğer yanda 3. senesine girmiş çiftler. Bittim ben havalarda uçuyorum. Sanarsın anne oldum, evlat mürveti gördüm, kanser atlattım falan. Nası bi abartılı mutluluk..


Kız bizi tanıyamadı ya da aslında içinde bi yerlerde ne kadar gerizekalı olduumu biliyordu selam vermedi, bilemiyorum. Akşam partiye gittik. Kız sevgilisiyle yanımıza yaklaştı. Birbirimizi sadece bikaç günlük tanıyor olduumuzdan bi sessiz hava oldu ortamda. Ben en son sıradayım. Çok bokum çok deliyim ya. Böyle bi pür dikkatliyim, insanlara değer veriyorum ya. Tuttum sevgilisiyle tanıştırırken 'askerden dönmüşsünüz' dedim otuzikidiş. Ben sırıtırım kız sırıtır. Ben sırıtırım kız sırıtır. Anladım ki o çocuk o çocuk deilmiş. Ne bilim lan ben?! dedi içimdeki öküz çıktı işin içinden. Hadi sen toparla Betül hanım. Yanımızdaki erkekler fıydı gitti. Canım ablam konuşuyo gülmeye çalışıyo fln. Ben ufalıyorum ufalıyorum. Şezlongtaki bi böcek kadarım. Çocuk bişey derse ayrılırlarsa küserlerse.. Beynimi yidim.

Neyseki küsmediler ayrılmadılar kimse kimseyi bıçaklamadı. Şükür. Güldüler eğlendiler gece boyu. Benimle bi daha muhattap olmamalarından da olabilir mesutlukları tabi.

Şimdi evimde uyaniim. Ortalama bi zekayla günü tamamliyim. Şükrederek uyuyorum. Çok pis temkinliyim kaç gündür az konuşuyorum. Hoba tımbırtıp.

17 Haziran 2011 Cuma

Cılkı, Çivisi, Boku

Biz çocukken -ki aman aman eski bi zamandan bahsetmiyorum- bucak bucak kaçırırdı abilerimiz babalarımız bizi. Otobüslerde emin köşelere teslim edilirdik. Abi arkadaşı geldi mi odasına girilmezdi. Sofrada bi espri bile yapılsa sakince belli belirsiz gülünürdü. Utanırdık. Çocuklar da temkinliydiler, yemek vakti gelmişse rica minnet anca otururlardı soframıza.

Aile dostlarıyla oturmalarda hem pire gibi hizmet ederdin hemde aman dikkatli giyin aman çok eğilme. Baldır bacak karşılanmazdı misafir. Yatılıysa hele ouuy ortalarda çok görünmezdik bile. Herkesin de birbirine saygısı vardı. Hiç de kadın-erkek eşit deildi. Herşeyi en önce ve en çok erkeklere ikram ederdik. Annemin abimi kayırdığı nice durum bilirim. Hiç de ezildiğimizi fln hissetmiyorduk. Aksine memnunduk, ikramda bizden önceyse nolmuş. Bavulları hep o taşırdı. Erkek işi adı altında bi dolu pis işten sorumluydu. Annem bayram sabahları babamın elini öperdi. Hiç de baş kaldırmıyordu bi bayramda sen el öp hadi bakalım diye. Hala bile en özlediğim anlardandır. Eşitlik yoktu ama bi 'denge' vardı hayatlarımızda. Eşi geçtim, sevgili bile özeldi. Korunur kollanırdı. Kadına saygı vardı çünkü o ortalara atmazdı kendini eşitiz eşitiz diye. İş sektörüne girip, param elimde diyip kocaya baş kaldırması gerektiğini de düşünmezdi, yapamıcaa işler dahil binbir türlü işe kalkışıp işsiz erkek -dolayısıyla da eve ekmek getiremeyen erkek- profilini çoğaltmazdı. Evdeki hanımının yüzüne bakmayıp işteki tayyörlü kadına el pençe divan duran onursuz erkeklerden de bihaberdik.


İşte benim kafa kaldı oralarda bi yerlerde. Gelemedim ayak uyduramadım bu düzene. Şimdi gençlerin yaptığına yaşlı teyzeler gibi aazım açık bakınca aile yapısı öyledir onun diyorlar. 'Aile' olmanın yapısı gerektirirdi zaten düzgün olmayı. Başka bi yapı yoktu ki. Ben dahil hepimiz bi parçasıyız bunun. Bi yerlerde açık veriyoruz. Eskiden köşe bucak kaçırılan bayanlarken şimdi erkekler de ciddi derecede kollanılmaya muhtaç.

Cılkı çıktı bu düzenin. Biz bozduk biz düzeltmeliyiz. Tutun ucundan adam edelim şu hayatı. Kendimiz örnek olarak başlayalım bu işe. Tekrar utanabilelim. Tekrar kulak tıkayalım başka hayatlara. Tekrar saygı duyulalım, yalvarırım.